Halil ATALAY - Ribat Dergisi Genel Yayın Yönetmeni
Okuma İsteği Nasıl Aşılanır
Kitaba "En iyi arkadaş" diye boşuna denmemiş. Kitapların olduğu yerde neyi, nasıl istiyorsak öyle öğreniriz. Onlarla çok farklı dünyalara girer, her an dünyanın gelmiş geçmiş bütün sanatkarları ve bilim adamlarıyla sohbet ederiz. Bazen bir düşünürle konuşur, fikirlerini zihnimizde tartarız, kabul veya reddederiz. Böylece biz de düşünmeye başlarız. Çünkü bir kitap okuyan, orada geçen şahıslarla veya eserin sahibi ile konuşuyor, sohbet ediyor demektir. Okuyarak gelişiriz, olgunlaşırız, dünyamızı, tarihimizi ve kendimizi keşfederiz.
Bilgi çağında yaşıyoruz. Başarını en önemli kaynağı "Bilgi"dir. Allah'ın ilk emri de "Oku"dur.(Alak, 1) Çok okunan anlamına gelen Kur'an: "Bilenlerle bilmeyenlerin bir olmadığını" ifade eder.(Zümer,9) Elbette bilenler üstündür. Bilginin en önemli kaynağı ise okumadır. Başarılı ve becerikli insanlar hep çok okuyarak kendilerini yetiştirip geliştirmişlerdir. Onun için okuma alışkanlığı edinmemiz gerekir. Vakitlerini zararlı yerlerde, kötü işlerde geçirenlerin ve zararlı alışkanlık edinenlerin çoğu okuma alışkanlığı edinmemiş kimselerdir. Okumayan insan zihnini çalıştırmıyor, fikir jimnastiği yapmıyor demektir.
Son 15 - 20 yılda üretilen veya değişen bilgi ve yöntemlerin insanlığın son 200 yılda ulaştığının 25 katı olduğu düşünüldüğünde niçin okumamız gerektiğini daha iyi anlarız. Bizim medeniyetimiz "Oku!" emri etrafında örgütlenen bir medeniyet olduğu için elbette ki kitabın önemli bir yeri vardır. Bırakın kitabı, bilgini kaydedildiği kağıdın bile bizim kültürümüzdeki yeri apayrıdır. Osmanlı ülkesini gezen batılı gezginlerin hatıralarında:
"Osmanlı ülkesinde dini bir metin olsun veya olmasın yerde bir kağıt parçası göremezsin. Onu hemen mukaddes bir şeymiş gibi alıp bir duvar kovuğuna yerleştirirler."diyerek hayretlerini gizleyemediklerini görürüz.
Çocuklara yapılacak en büyük iyilik: Okuma İsteğini Aşılamak
"Okumanın yaşı yoktur."sözü nedense sadece büyükler için söylenir. Böyle algılandığı için de, çocuklarımızın okuma problemi yokmuş gibi düşünürüz. Oysa asıl problem, çocukların okumaması veya çocuklara kitap okunmamasıdır.
Pek çok anne baba şu soruyu sorar: Çocuğuma kitap okumaya ne zaman başlamalıyım? Bütün anne babalar bilmelidir ki, okumaya başlamanın yaşı yoktur.
Okul Öncesi Dönemde Kitap Okuma
Çocuğun dış ortamla; yani dünya ile etkileşimi anne karnında başlar. Bu dönemdeki annenin ruh hali ve sevgisi kesinlikle bebeği etkiler. Bebeklerin anne karnında daha 6. ve 7. aylardan itibaren işitebildiğini bilmek yerinde olur. O dönemde bebek, bebek anne karnında olsa bile dış dünyada olup bitenlerden kısmi olarak haberdardır diyebiliriz. Annenin o dönemdeki olumlu ve mutlu ruh hali, bebeğin daha sağlıklı olmasını sağlar; buna karşılık mutsuz hamilelikler, anne karnındaki bebeğin psikolojik olarak stresini arttırır.
Çocuğa kitap okumaya ne kadar erken başlarsanız o kadar iyi olur. Küçük çocuklara kitap okumak onlarla ilgilenmenin en güzel yollarından biridir. Çocuğun kişiliği büyük nispette bu yaş döneminde, bu dönemde geliştiği için ona söylenen ve telkin edilen şeyler onun kişiliğinin şekillenmesine tesir eder.
Peygamber (s.a.v.)'in, çocuk doğar doğmaz kulağına ezan ve kamet okumayı tavsiye etmesi ve kendisinin de bizzat bunu uygulaması çok anlamlıdır. Demek ki çocuğun ruhunu beslemek için daha ilk günden başlayarak onun kulağına bir şeylerin söylenmesi ve onunla konuşulması gerekmektedir.
Çocuk görmeye, renkleri ve şekilleri ayırt etmeye başladığında, onunla kitaplar aracılığıyla konuşmaya geçebiliriz. Bir resim veya şekil çocuğun ilgisini çeker. Eğer bir konuyu çocuğa uygun bir resim, fotoğraf veya şekille, görüntüyle anlatırsak, işitme ve görme duygusunu birlikte kullanacağından, söylenen daha kalıcı olur. Bundan dolayı daha bebek iken; onu kucağımıza aldığımızda resim kitabını açarak hem resmi gösterir, hem de resimle ilgili konuşmalar yaparsak, onu kitapla erkenden tanıştırmış oluruz. Bu uygulama, anne babaya yakın temas sebebiyle sevildiğini hissettirmenin yanında, dil gelişimi ve anne babayla diyalog kurma bakımından faydalı olur. Daha büyük bir fayda ise, erken yaşta çocuğun hayatına kitabın girmesi ve kitaba karşı ilgi ve alakanın uyanmasıdır. Artık kitap onun için sıcak bir arkadaş olur ve okuma sürekli bir ihtiyaç haline gelir.
Okul öncesi dönemde anne baba her gün çocuğa kitap okuduğunda, onun kelime hazinesi genişler, düşünme kabiliyeti ve buna bağlı olarak zekası gelişir. Dinlemeyi ve konuşmayı öğrenir. Kitap okumayı seven bir fert olarak yetişir. Roman, hikaye, masal.okunurken o sık sık soru sorar. Çocuk soru sorarak öğrendiğinden buna izin verilmelidir. O; kelimeler, öykü kahramanları veya kitap hakkında konuşmak istediğinde hemen sözü kesilmemeli, konuşması sağlanmalıdır. Onun sorularına mantıklı, doğru, tatmin edici cevaplar verilmelidir. Asla yalan yanlış şeyler söyleyerek soruları geçiştirilmemelidir.
Çocuklar aynı hikayeyi tekrar tekrar dinlemekten sıkılmazlar. Bildikleri hikayeleri defalarca dinlemeyi sevdikleri gibi aynı kitabın tekrar tekrar okumasını da severler. Bu işlem, kelimelere aşina olmaya yardımcı olduğu gibi kitapta verilmeye çalışılan mesajın akılda kalmasına da yarar.
Çocuklara nasihatle verilemeyen pek çok şey, kitap okunarak verilebilir. Ayrıca çocuklar anne babalarının elinde kitap görmeli, onlar çocuklara güzel örnek olmalıdırlar. Yine evde ailecek birlikte okuma, ders yapma programları icra edilirse, çocuklar bu hava içerisinde farkında olmadan yetişirler. Çocukların seviyesine uygun boyama kitapları, resimli dergiler de kitaba, okumaya yönlendirir. Birlikte kitapçılara gidip gezdirmek, kitap hediye etmek de ilgi uyandırır. Çocuklara en büyük iyilik: Okuma isteğini aşılamaktır.