Vadii

Bilgi Paylaşım Platformu

 
 
 
Ana Sayfa Hakkımızda Yazarlar Şiirler Hikayeler Şahsiyetler Kitaplar Söyleşi Medya İletişim
 
Muhammet GÜNAY - Eğitimci & Yazar

Tahammül

İnsanlar arasındaki ilişkilerde en önemli faktörlerden birisi de tahammüldür. Tahammül, bizim dışımızdaki insanların mevcudiyetlerini oldukları gibi kabullenmek ve onların bu haline saygı duymaktır. İnsanların varlıklarını kabullenmek onları hazmetmekle de alakalıdır.
Karşılıklı tahammülsüzlüğün temelinde yatan sebep, insanın kendi şahsında yeteri kadar olgunluğa erişemediği gerçeğidir. Eğer bir insan kendinden, düşüncelerinden, iddialarından, savunduklarından emin değilse, kendisine şüpheyle baktığı gibi karşısındakilere de şüpheyle bakar. Bu ahval tabii olarak ortaya seviyesizlik çıkarır.
Bizler eğer bizim dışımızdaki bütün insanlara hakaret etmeden, onları aşağılamadan, onlarla dalga geçmeden, onların zafiyetlerini istismar etmeden kendi düşüncelerimizi, kendi fikirlerimizi, kendi ürünlerimizi, kendi ürettiğimiz şeyleri ortaya koyabiliyorsak bizler bizim dışımızdakilere tahammül ediyoruz demektir. Birlikte yaşamayı öğreniyoruz demektir.
Sosyal hayatın gerekliliklerinden olan birlikte yaşama sanatı; bizim kaçınılmaz yardımcılarımızdandır.
Bir de önemli olan şey galiba, güzel pencereden bakabilmektir. Atalarımız bu güne kadar hiç yalan söylememiş. Bir tane atasözü bulamazsınız ki yanlış olsun. Sanıyorum hayatın ince kıvrımlarından süzülerek gelen tecrübenin sonucu olmasıdır. İşte bunlardan bir tanesi de "Dil kalbin aynasıdır." sözüdür. Bir insanın kalbinde ne varsa diline de o yansır. Eğer kalbinde güzellikleri barındırıyorsa dilinden de insanların içini açan şen sözler çıkacaktır.
Tarihten buna güzel bir örnek vermekte yarar var: Peygamberimiz bir gün arkadaşlarıyla otururken, Ebu Cehil geliyor ve Efendimize bütün hakaret sözlerini söyleyip gidiyor. Peygamberimiz de haklısın diyor. Biraz sonra Hz. Ebu Bekir geliyor ve Efendimize söylenebilecek bütün güzel söz ve mahabbet telaffuzlarını ifade ediyor. Peygamberimiz ona da haklısın diyor. Oradaki arkadaşları şaşırıyor ve soruyor: Ya Rasulellah, Ebu Cehil hakaret etti ona da haklısın dedin, Ebu Bekir iltifat etti ona da haklısın dedin. Peygamberimiz de buyurdu ki: Ben ayna gibiyim. Sizler kendinizi bende görürsünüz. Biri kendindeki çirkeflikleri gördü onu söyledi. Biri de kendindeki güzellikleri gördü onu ifade etti.
Evet bizler hangi pencereden bakarsak o şekilde görürüz. Güzel bir bakışla bakarsak göreceğimiz şeyler de mevcudun güzel tarafı olacaktır. Tabii ki çirkinlikleri de göreceğiz ama bizim tercihimiz güzel ve güzelliklerden yana olacak.
Her insan kendine göre bir kalite standartı oluşturur ve o standarta göre insanları yargılarsa eminim yanılır. En güzeli herkes marifetini ortaya koymalı ve değerlendirmesini de bizim dışımızdakilere bırakmalıyız. Çünkü bana göre güzel olmayan, seviyesiz olan bir başkasına göre çok seviyeli ve anlamlı olabilir. Onun için bize göre seviyesiz de olsa, kalitesiz de olsa onların varlığına saygı duymalıyız. Çünkü bize göre seviyesiz sandığımız şey, gerçekte çok da faydalı olabilir. Birçok insanın faydalandığı yararlı bir pozisyonda olabilir.
Hayatta da gördüğümüz gibi bir çok örnek vardır. Bakarsınız, profesördür, bilgisi birçok insandan çok ileri düzeydedir. Ama faydalı olduğu insan sayısı ya bir ya ikidir. Ama bir de bakarsınız ki sade vatandaştır ama az bilgisiyle birçok insanın doğruyu bulmasında çok faydalı olmuştur.
Temel prensibimiz insanların varlığına olduğu gibi saygı duymak ve insanları olduğu gibi kabullenmektir.

Diğer Yazıları
Hayat Paylaşılmak İster
Tahammül
Sorunlarımız ve Çözümleri

 

 
Site Tasarım: VadiiGrafik ©2007 Vadii - Bilgi Paylaşım Platformu - Tüm hakları saklıdır.