Türkiye'nin irtica ya da terör sorunu diye bir sorunu yok.
Asıl sorun derin devlettir. Ve bunun uluslararası bağlantıları ve kurulan ortaklıklar.
Terörle Mücadele eski koordinatörü, açık açık son günlerde yükselen terörden "stratejik ortağımız"ı sorumlu tutuyor.. Dışarıdan birileri de, son terör olayları ile ilgili olarak "hakimleri yola getirmek için lojmanlarının bahçesine birkaç bomba attıran" askeri şahıslara gönderme yapıyor..
Kimse gerçeği söylemiyor. Daha doğrusu yetkililer gerçeklerin üzerine gitmek yerine hedef saptırmayı seçiyor.
Geçen gün Fehmi Koru da yazdı. Ahmet Kekeç de, daha başkaları da yazdı?
-Apo kim?
-Mumcu'yu kim niçin öldürdü?.
İşe bakar mısınız Mumcu'nun eşi gitmiş, CHP'den aday oluyor.. Ne "Akıllı kadın"mış! Aferin..
Herkesin kafası karışık bu konuda. Jandarma Genel Komutanını kim öldürdü..
Cem Ersever'e ne oldu?
Rejimin kara deliği burası işte. ABD'nin soğuk savaş yıllarında örgütlediği bu yapı kontrolden çıktı, Mafialaştı.. Kendi çıkarından başka kimseye hizmet etmiyor artık. Kendi aralarında da bölündüler. Ulusalcı / Milliyetçi / Atatürkçü geçinenleri de var.. ABD bunu tasfiye etmek ve yerine daha rafine bir yapı oluşturmak istiyor.. Ama kimse bu yapının üzerine gitmeye cesaret edemiyor.. Geçmişe dönük hesap sorulmasından korkuyorlar. Şimdiki ekonomik ve siyasi güçlerini kaybetmek istemiyorlar.. Müthiç bir güç bu. İçeride yığınla örgütleri var, uluslararası bağlantıları var.. Başka mikraklardan da destek alıyorlar.. Media, Mafia, Sermaye, Siyaset ve Bürokrasi arasındaki bu karanlık ve kanlı ilişkiyi kırmak kolay değil..
Kayıtdışı ekonominin kayıtdışı siyasetten beslendiğini biliyoruz.. Kayıtdışı KİT'leri de...
Hükümetin elinde bir fırsat vardı, bunu tasfiye etmek için. Ayağına top da verildi. Ama hükümet bunun üzerine gitmek yerine öbür tarafla anlaşmayı tercih etti.
Korku üzerine kurulu bir siyaset yürütülüyor..
Partilerdeki tasfiye hareketi de bu sürecin sonunda ortaya çıktı. Hani Erdoğan'ın elinden gelse idi nerede ise Arınç ve Gül'ün de üzerini çizecekti. Zaten büyük ihtimalle, eğer seçim olursa yeni dönemde Arınç Meclis Başkanlığına aday bile olmayacak. Gül'ün Cumhurbaşkanlığına aday olacağını da sanmıyorum.. Bu AK Parti'nin iki güçlü isminin dayandığı kadrolar tasfiye edildi. Yani AK Parti sacayağının ikisi göçtü..
Dışarıdakiler, Türkiye'nin işinin bittiğini düşünüyorlar. Şimdi kim ne istiyor Türkiye'den, onu konuşuyorlar.. ABD, AB, Rusya ve İsrail'in Türkiye ile ilgili planları var. Neyse ki kendi aralarında anlaşamadıkları gibi, ABD ve AB de kendi içinde de çelişkili.. Fransa'dan sonra Belçika'daki iktidar değişikliği de Türkiye'yi dışlayıcı bir anlayışın güçlenmesine yol açarken İngiltere daha yakın durmaya çalışıyor..
Rusya ise tek başına Türkiye üzerinde etkili olamayacağını düşündüğünden, Rusya ile birlikte Türkiye'de askeri üs, füze kalkanı kurma konusunu görüşüyorlar..
Yani açık söylüyorum: Türkiye iç savaşın eşiğinde. Aslında tabanda böyle bir şey yok. Bu terör bir yalan. Birileri, Kürt-Türk, Alevi-Sünnü, Laik-İslâmcı, Demokrat-Milliyetçi/Ulusalcı çatışması çıkarmaya çalışıyor.. Tamamen sun'i bir olay.. Böyle bir durumda ABD Irak'ı nasıl işgal etti ise, Ya da Bosna'ya asker gönderildi ise Türkiye de işgal edilmeye hazırlanılıyor.. Rusya ben de olacağım diyor. ABD zaten burada. İngiltere, Fransa, Almanya da burada varolmak istiyor. İsrail Arz-ı Mevudla ilgili. Ermeniler, Rumlar da (Yunanistan) da başka hayaller içindeler..
Kemalist ulusalcılar ve milliyetçiler, laiklik savaşçıları bilerek ya da bilmeyerek işte bu kirli oyunun piyonu durumuna düşüyorlar.
Terör filan yok, varolan üretilen bir komplodur. Apo'nun kendisi baştan aşağı bir komplo.. Güneydoğu bu şekilde insansızlaştırılmaya çalışılıyor. GAP da bu planın bir parçası idi.. İki ırmağın suları dev barajlarda toplanarak emildi ya da buharlaştırıldı. Daha ilk günden başladılar su savaşı çıkacak diye. Bu dev barajların bendlerini fay hattı üzerine kurdular.. İlk güneydoğu depreminde ne olacağını göreceksiniz..
Tehcir, tenkil, tedip yetmedi, bir de GAP yolu ile istimlak edilen arazilerde yaşayan insanları büyük şehirlere yolladılar..
Oyun içinde oyun bunlar. Kibriti gözünüze çok yaklaştırmayın, arkasında bir ormanı kaybedersiniz. Bu temel yapıyı değiştirmeden Türkiye'nin hiçbir sorununa kalıcı çözüm üretemezsiniz.. Falan kişiyi ya da kurumu eleştirmek ya da iktidarı eleştirmek çare-çözüm değil.. Tek tek parçaları ele alıp baktığınızda bu bütünü göremezsiniz. Bütün hakkında bir bilginiz varsa bu parçalar bir işe yarayabilir..
YÖK, ADD, BÇG, ÇYDD, Cumhuriyet gazetesi ya da İP ve ötekiler... Yazılanlara, çizilenlere yapılanlara bakın.
Birilerinin öfkesi artık ağızlarından taşıyor. Cumhuriyet'in Arcayürek'i ile Kanaltürk'ün Tuncay'ı, Başbakan ve Dışişleri Bakanı'na gönderme yaparak "eşek-hayvan" ifadeleri ile konuşuyorlar, yetmiyor, Cevizkabuğu'nu sunan kişinin adaylığının CHP oyları üzerine etkisini, konuşurken birbirlerine giriyorlar.. İş iyiden iyiye ayağa düştü, mübtezelleşti.. Toplum ise "bebek katili" şehid anaları, tartışmaları, gözü yaşlı anaların fotografları, terörist saldırılarla oyalanıyor.. Sanırım başörtüsü bir diğer kamusal alan olan cami avlularında evlatlarını uğurlarken itibar görüyor.. Cenaze törenlerinin gözleri doldurduğu göyaşının arkasında bu gerçekleri görmek çok kolay olmasa gerek.. Mumcu'nun eşi CHP'ye, şehid anası MHP'ye..
Yahu CHP ile MHP sanıldığı kadar uzak değil birbirine.. "Okuyan" bilir!
Bu işler bazı kurumların ve gazetelerin, merkezlerin yöneticileri arasında açık açık konuşuluyor artık. Açık kalan kapıdan çaycıların duyduklarını anlattığı kadarı ile toplum bilgi sahibi bu işten.. Bazı gazetelerde yönetim katında çıkan kavgaların arkasında da bu var.. Derneklerin yönetim kadroları içindeki huzursuzlukların asıl sebebi de bu.. Özden Örnek'in 5000 sayfalık "anı defteri"nin arkasındaki derin sır da bu konu ile ilgili..
İşin ilginç yanı, kimse inadından vazgeçmediği gibi, kimse de ötekine güç yetiremiyor. Herkes bu işde kontrolü kaybetmekten korkuyor. Yoksa bu iş şimdiye çoktan bitmişti..
Umarım bu konuyu bundan daha açık yazmama gerek yok..
Size asıl büyük plandan söz etmek istiyorum: Şifre Ali İmran 54.
Hadi size de ders. Bugünlerde bu ayeti sıkça okuyun. Üzerine düşünün ve ümid var olunuz. İstikbal inkılabatı içinde en gür sada İslâm'ın sadası olacaktır.. Onların bir planı varsa, Allah'ın da bir planı vardır ve galib olacak olan Allah'ın planıdır.. Allah plan yapanların en hayırlısıdır..
Allah dilerse dilediğinin kalbini çevirir ve dilerse kafirlerin ve zalimlerin eli ile İslâm'a ve Müslümanlara onları hadim kılar..
Elhamdülillahi Rabbil alemiiin. Kadere, rızga ve ecele hükmeden Alemlerin Rabbi olan, işiten, gören ve bilen Allah'a hamdolsun. O, gecenin karanlığından aydınlığı sıyırıp çıkarandır; gören, bilen, işiten ve hüküm sahibi olandır.. Selâm ve dua ile..