Vadii

Bilgi Paylaşım Platformu

 
 
 
Ana Sayfa Hakkımızda Yazarlar Şiirler Hikayeler Şahsiyetler Kitaplar Söyleşi Medya İletişim
 
Şiirler

 

   
  Yard. Doç. Dr. Murat YURTSEVER - U.Ü.İ.F. Emekli Öğretim Üyesi
 
1997 Mezunlarına

Demek gidiyorsun öyle mi?Sahi gidiyor musun?
Peki git bakalım.

Bu kaçıncı hüzün, kaçıncı elem. Bilemem.
Ömrün gül açan,bülbül öten deminde,
Gözlerimi uzak ve sisli yollara dalgın bırakıp,
Hatıran ağlıyorken mersiyelerde,
Yazılmamış bir destan gibi, okunmamış bir şiir gibi,
Hazin bir türkünün hayalinde beni solgun bırakıp,
Sahi gidiyor musun? Git bakalım.

Her mevsimi bir yaz ve esen rüzgarı başka bu şehrin
Gök kubbesi bütün gözlere mavi iken
Bütün bir iklimi nihayetsiz sükuna sokup
Bir bir yeniden tadacakken bu ilin baharını, yazını ve ayazını,
Ellerim bilmediğim bir el gibi boşlukta asılı,
Bütün eşyayı hüznünle yüz üstü koyup
Manayı ve edayı bu semtin verasına ya da maverasına,
Tutup bu gitmeyi nereden çıkardın şimdi?
Bu firakın ne alemi vardı?
Bu dünyayı seninle sevmişim ben, seni canıma canan bilmişim.
Benim sensiz bu alem, şimdi nemdir ey sevgili?

Seninle yorgun gönlüm çektiğini unutmadı mı?
Senin bana bir gülüşün her derdimi avutmadı mı?
Nermin dokunuşların, masum sokuluşların vardı,
Günübirlikleri sonsuza taşıyan meltemi soluyuşların vardı.
Ne ki, Mecnunları böyle sahraya salmak olmayacaktı.
Vefa dedim. çok mu dedim, ey sevgili?
Bu aşık-ı sadık verdiği sözü tutmadı mı?
Bu ses saf ve hayran bir kalbin sesi oldu da,
Bu feryatla Ferhad Şirin'i bu dağda uyutmadı mı?
Şimdi ne şadım, ne de na-şad.
Mabette bir abid, uzlette bir şair gibi.
Sahi gidiyor musun? Peki git bakalım.

Bu ne esen son fırtına, ne de kırılan son dal bu. biliyor musun?
Bu acıyı bana ilk sen tattırmadın.
Bu da bir beyaz sayfaydı, ilk sen kapattırmadın.
Şimdi hangi sema avutacak beni
Hangi sınıf, hangi sıra soracak halimi. Derdimi?
Git şimdi. Git de el aynasında yalnız kendi hüsnüne hayran kal,
Öyle bir git ki, sesin bile kalmasın,
Sadan gibi, cefanı da safanı da al götür,
Tek şiirin kalsın yeter.
Durgun denizin taştığı böyle bir akşam,
Sen med olsan ben bend olur kaldırırım, sökmem.
Elverir gözyaşım, bir tas suyu ardınca isteme benden dökmem.
Leyla gelin oldu bu akşam, Mecnun'u bu arusan dağladı,
Bu derece ne aşık inledi, ne şair ağladı.
Beni şimdi başka bir aleme bırakıp
Sahi gidiyor musun? Git bakalım.

Dünyayı unutmuş yüzüyorken bu rüyada,
Zalim saat ihmal edilen vakti çaldı.
Pek ağır geldi bilmem bu defa bu hicran bana,
Bu ülfet yetmedi, bu muhabbet yarıda kaldı.
Şimdi sen nerdesin, nerde her ecirde ağarışı dağların,
Bundan böyle sen ver hükmünü ey sevgili köhne baharın,
Gün kızardıkça nasıl bağrı yanarsa sahranın,
Gözünde tütsün bu andıkça yandığın şehir, bu huzur.
Dilde gam var şimdilik, lütfeyle gelme ey sürur.
Düşünsene bir,
Sevdaları hülyaları havuzlarda soğutmadık mı?
Nice acıları birlikte tadıp, birlikte unutmadık mı?
Dostlukları imbiklerden geçirip, bu çatının altında damıtmadık mı?
Tüm vakitleri kardeşçe bölüp,
Bülbülü gül seherinde sohbetle avutmadık mı?
Sahi gidiyor musun? Peki git bakalım.

Aldırma bu sitem geçen zamanadır.
Şahane geldiğin gibi şahane git yine.
Arta kalan hayat, ömrünün ışıktan yolu olsun.
Bundan öte her soluk bir yolculuk,
Yaman da olsa, hicranına razıyım tek tegafül eyleme.
Bir gün nereden hangi tesadüfle çıkarsın bilemem,
Senden bir temas gibi, gelecek her rüzgara bağrım açık,
Kapım ardına kadar açık.
Hiç dönmemek olmaz.
Hiç dönmemek ölümün vakıasıdır,
Düşünmek bile cinayet olur.
İlk zevkin gibi son zevkin de merhaba olmalı,
Bilirsin, ben sadece vuslat zevkine saadet derim,
Aksi rivayet olur.
Yine gel, hem daha sık gel,
Gelmezsen şikayet olur.
Bir muzdarip aşığın iştihası gibi,
Hayali cihana bedel zamanın rayihası gibi gel,
Gelirsen hikayet olur.
Ben Yunus gibi, batık aşklarımı arıyorken denizin dibinde,
Sen Yusuf gibi, içinde büyüyen, düğümlenen gurbeti al gel,
Her gelişinde, tahammülün gururunu bulacaksın göz bebeklerimde,
Eteklerimde...

Ne olur çok kalma, gel,
Mesih enfası gibi ülkeni ihya ederek gel.
Davud sadası gibi isyanımı ifşa ederek gel.
İbrahim baltası gibi büt-haneyi imha ederek gel.
Bir yiğit Musa, bir asa ve bir yed-i beyza gibi gel.

Diğer Şiirler
 
 
Site Tasarım: VadiiGrafik ©2007 Vadii - Bilgi Paylaşım Platformu - Tüm hakları saklıdır.